Kıdem ve ihbar tazminatı
Kıdem tazminatı, belirli bir süre çalışmış işçiye, işten ayrılışın
kanunda sayılan sebeplerden birine dayanması hâlinde ödenir. İhbar
tazminatı ise önceden haber verilmeden yapılan çıkışlarda gündeme gelir ve
duruma göre iki taraf için de işleyebilir.
Hesabı üç şey belirler: işe giriş ve çıkış tarihleri, çıplak ücrete yol
ve yemek gibi eklerin katılmasıyla bulunan giydirilmiş ücret ve çıkış
sebebi.
İşe iade
Geçerli bir sebep gösterilmeden işten çıkarıldığını düşünen ve iş
güvencesi kapsamında bulunan işçinin, işine geri dönmek için yürüttüğü
süreçtir. Kapsama girip girmediğiniz işyerindeki çalışan sayısına,
kıdeminize ve sözleşmenizin türüne bağlıdır.
Bu talepte süreler diğer alacaklara göre çok daha kısadır.
Ücret ve fazla mesai alacakları
Ödenmeyen maaş, fazla çalışma, hafta tatili, resmî ve dinî bayram
çalışmaları ile kullandırılmayan yıllık izin karşılıkları.
Fazla mesainin ispatında işyeri kayıtları, puantaj ve giriş–çıkış
kayıtlarının yanında tanık beyanları da kullanılır. Bordronuzda fazla mesai
görünüyorsa, imzalarken not düşülüp düşülmediği önem taşır.
İşçinin haklı nedenle feshi
Ücretin ödenmemesi, sigortanın eksik yatırılması, çalışma koşullarının
esaslı biçimde değiştirilmesi ya da işyerinde tacize veya sistemli baskıya
maruz kalınması gibi hâllerde işçi işi bırakabilir ve kıdem tazminatına hak
kazanabilir.
Burada kritik ayrım şudur: "istifa ediyorum" diyerek ayrılan işçi çoğu
zaman haklarını kaybeder. Ayrılma sebebinin yazılı ve gerekçeli
bildirilmesi gerekir.
Arabuluculuk görüşmeleri
İşçilik alacaklarında, mahkemeye gitmeden önce arabulucu önünde bir
görüşme aşaması bulunur. Bu aşama bir formalite değil, gerçek bir pazarlıktır.
Burada imzalanan anlaşma bağlayıcıdır ve anlaşılan konularda sonradan
dava açılmasını engeller. Bu nedenle toplantıya, alacak kalemleri
hesaplanmış ve alt sınır belirlenmiş olarak gitmek gerekir.
İşveren tarafında danışmanlık
Fesih sürecinin baştan hukuka uygun yürütülmesi: savunma alınması,
tutanakların düzenlenmesi, bildirimlerin usulüne uygun yapılması.
Bu dosyalarda sonradan açılan davaların önemli bir kısmı, fesih anında
yapılan usul hatalarından kaynaklanır.
Bu dosyalarda sonucu ne belirliyor?
Gerçek ücretin ne olduğu. Ücretin bir kısmının elden
ödendiği dosyalar uygulamada sık görülür. Bu durumda bordroda yazan rakam
gerçeği yansıtmaz ve gerçek ücretin ortaya konması ayrı bir çalışma
gerektirir: banka hareketleri, sosyal güvenlik kayıtları ve benzer işi
yapanların ücretleri birlikte değerlendirilir.
Çıkış sebebinin ne olduğu. İşten ayrılışın nasıl
adlandırıldığı, hangi tazminatlara hak kazanılacağını doğrudan belirler.
Evrakta yazan sebep ile gerçekte yaşanan çoğu zaman aynı değildir; bu
farkın ortaya konması dosyanın omurgasını oluşturur.
Adımların sırası. İşçilik uyuşmazlıklarında dava açılmadan
önce tamamlanması gereken aşamalar vardır. Bu aşamalar atlanırsa dosya,
hakkınız olsa bile esasına girilmeden reddedilir.
Süreler çok kısadır
İş hukukunda süreler gün ve hafta hesabıyla işler; özellikle işe iade
talebinde kaçırılan süre, hakkın tümüyle kaybı anlamına gelir ve
telafisi yoktur. Fesih bildirimini aldığınız tarihi not edin ve
beklemeden değerlendirme yaptırın. Kalan sürenin hesabı ancak elinizdeki
belgelere bakılarak yapılabilir.
Görüşmeye gelirken
Bordrolarınız, SGK hizmet dökümünüz, iş sözleşmeniz, fesih bildirimi veya
istifa dilekçesi, banka hesap hareketleriniz ve işvereninizle yaptığınız
yazışmalar değerlendirmeyi hızlandırır. Belgeleriniz eksikse de görüşme
yapılabilir; hizmet dökümünü e-Devlet üzerinden kendiniz alabilirsiniz.